Restorasyonun tanımı : Aslını bozmadan onarmak, ilk şekline getirmek, eski şeklini yapmak.*
Restorasyonu yapan kişi: Restoratör.*
Restorasyon nasıl yapılır: Taşınabilir ve taşınmaz kültür varlıklarının restorasyon uygulamasında temel prensipler vardır ve bu prensipler her eser için geçerlidir ama her eser için geçerli tek bir reçete yoktur. Eserlerin mevcut durumlarına uygun restorasyon projesi hazırlanmalı ve proje hazırlanırken orijinaline uygun geri dönüşümlü malzeme ve yöntemler seçilmelidir.
Her iki gruptaki eserler için dokümantasyon çalışması çok önemlidir. Taşınabilir eserlerin restorasyon ve konservasyonuna başlandığı zaman önce esere ait bir kimlik kartı oluşturulur. Bu karta eserle ilgili tüm bilgiler aktarılır örneğin hangi döneme ait olduğu, ne zaman yapıldığı, ne amaçla yapıldığı, eserin mevcut durumu, yazı, çizim ve fotoğrafla belgeleme işlemleri, daha önce bir restorasyon geçirip geçirmediği, önceki restorasyonda hangi malzeme ve yöntemlerin kullanıldığı ve restorasyon işleminin kimin tarafından yapıldığı tarihleri ile birlikte yazılarak sağlam bir belge oluşturulur. Böyle bir çalışma ile sizden sonraki restoratörlere eserle ilgili çok değerli bilgiler aktarmış olursunuz. Taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonunda proje hazırlanırken restorasyonla ilgili çeşitli kurumlarla ve üniversitelerle iş birliği yapılabilir.
Restorasyona başlarken eserle ilgili tüm dokümanlar (bu güne kadarki fotoğrafları, varsa çizimleri ve eser hakkındaki yazılar gibi ) toplanılır . Eserin şu anki mevcut durumu yazı, çizim ve fotoğrafla saptanır. Yukarıdaki tüm bilgiler ışığında eserin projeleri hazırlanır ( rölöve, restitüsyon, restorasyon, teknik rapor ) ve ilgili kurumların onayı alındıktan sonra restorasyon uygulamasına geçilir. Bazen can çekişen bir tanrıça heykeline yeniden hayat vermek veya yapıldığı tarihte insanların yaşamsal ihtiyacını karşılamak üzere, önemli noktalara inşa edilerek, kentin su ihtiyacını karşılayan çeşmeler, gelişen teknolojiyle varlıkları unutulmuş. Kimi toprak altında kalmış, kimi yıkılmış, ayakta kalanlar ise yıkık dökük veya afiş panosuna dönüşmüş bu eserlere yeniden hayat vermek ve onları "kentin sanatsal objelerine" dönüştürerek "yeni bir işlev" kazandirmak bu çalışmayı gerçekleştiren için heyecan ve gurur kaynağı olmuştur.
Bu çalışmalar sonucu yapılan gözlemlere dayanarak , taşınabilir ve taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonunda "restoratör ve eser ilişkisi hasta ile doktor ilişkisi gibidir" diyebiliriz.. Her hastanın rahatsızlığı farklıdır ve tedavi yöntemleri hastalığına özgüdür. Restorasyonda da durum böyledir. Elinizdeki eserin kendine özgü bozulmaları vardır ve "restoratör mevcut bozulmalara uygun restorasyon malzeme ve tekniklerini tespit eder" ve uygular.
Restorasyonda teknik yaklaşımlar önemlidir ve sorumluluk gerektirir ama bu "konunun sosyal yanı da en az uygulama teknikleri kadar önemlidir. Çünkü kimliği, kişiliği ve karakteri olan bir sokakta, bir mahallede, bir kentte ve Türkiye gibi bir coğrafyada yaşamak herkes için mutluluk sebebi olmalı." Kentlere ve ülkelere kimlik kazandıran en önemli olgular kültür varlıklarıdır. Bir ülkenin kültür varlıklarının fiziksel durumları o ülkenin ekonomi ve kültürünün hangi düzeyde olduğunun da bir göstergesidir. Geçici yönetimlere göre değişmeyen, kültür varlıklarının gerçekten korunmalarını ilke edinen bir kültür politikasının belirlenmesi ve uygulanması ülkemiz için kültür zenginliğini ekonomik zenginlğe taşıyacak önemli bir girişim olacaktır. Ancak bu politikanın sürekliliği ile eserlerimizi geleceğe taşıyarak "çocoklarımıza karşı sorumluluğumuzu" yerine getirmiş oluruz. Çükü kültür çocoklarımızın bize emanetdir bu emaneti onlara hıyanet etmeden taşımalıyız.
*(Doğan HASOL.Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü.)
|